Kritik Madenlerin Geleceği Ankara’da Düzenlenen MIS 2024’te Ele Alındı
30 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Madencilik, İş-İnşaat Makineleri ve Ekipmanları Fuarı (MIS 2024) bu yıl kapılarını açarak madencilik sektörünü bir araya getirdi.
ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, Başkanlığını Türkiye Madenciler Derneği ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Çevre Koordinatörü ve Üyesi Dr.Caner ZanbakIn yaptığı DÜNYA’NIN VE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK VE KRİTİK MADEN MİNERALLERİ konulu oturumda SPİL Madencilik’ten Türkiye Kritik Hammaddeler İnsiyatif Kurucusu Sait UYSAL, TURMET Madencilik’ten Genel Müdür Umut RALLAS, SÜTUN Enerji’den 25. Dönem Çanakkale Milletvekili-Genel Müdür Dr. İbrahim Kürşat TUNA ve ABD Büyükelçiliği’nden Ticaret Bölümü Elçi Müsteşarı Michael Lally katılımcı olarak hazır bulundular.
SÜTUN ENERJİ’den 25. Dönem Çanakkale Milletvekili-Genel Müdür Dr. İbrahim Kürşat TUNA sunumuna Cumhuriyeti daha ileriye götürmek için mücadele eden savunma sanayimizin en önemli kuruluşlarından Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketinde gerçekleştirilen hain saldırı sonucunda şehit olan arkadaşlarımıza rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyorum, ülkemizin en önemli kritik maden kullanıcılarından TUSAŞ’ın başarılı çalışmalarının daha da artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum, diyerek başladı.
Tuna, Günümüzde savunma sanayileri ve sivil endüstrilerin hassas girdileri konumundaki bazı madenler teknolojik ürünlerin üretimindeki önemleri ve yenilenebilir enerji dönüşümündeki gereklilikleri dolayısıyla kritik madenler olarak adlandırılmaya başlanmıştır, bu çerçevede “kritik madenler” terimi içerik olarak daha da kapsayıcı ve uluslararası alanda genel geçer bir tanımlama halini almış olup, ilgili maden ister savunma sanayi uygulamalarında ister endüstride isterse de enerji dönüşümünde kullanılsın literatürdeki genel güncel kabul ilgili madenin adlandırmasının “kritik” terimi çerçevesinde olmasıdır, diye kaydetti.
Kritik madenler konusundaki önemli bir zorluk, bu madenlerin çoğunun Host rock adı verilen bazı yerleşim madenlerinin içerisinde yer alması ve ekonomik anlamda ancak ana madeninin üretimi esnasında yan ürün ya da ortak ürün olarak çıkarılabilmesi olduğunu söyleyen Tuna, Örneğin; Renyum neredeyse sadece porfiri bakır yatağı olarak bilinen özel bir bakır yatağı türünün işlenmesinin bir yan ürünü olarak kazanılabilmekte ve özellikle bu tarz bakır yataklarında bulunan molibdenit mineralinin (bir molibden cevheri) işlenmesinden elde edilmektedir, molibdenin kendisi de bir kritik maden olup genellikle bakır madeninin işlenmesi esnasında yan ürün olarak kazanılmaktadır, bütün bu süreç kritik madenlerin üretimini jeolojik ve teknolojik olarak sınırlandırmakta ve yapılması gereken değerlendirmeleri daha kompleks bir hale getirmektedir, dedi.

Kritik madenlere yönelik izlenilecek stratejiler genel anlamda madencilikle ilgili uygulanacak stratejilerden bağımsız değildir; yerleşim cevherlerinin üretiminin kolaylaştırılmadığı bir ortamda kritik madenlerin üretiminin kolaylaştırılmasına yönelik stratejilerden bahsetmek genellikle mümkün olmayacaktır diyerek devam etti.
Tuna, “Ortadoğu-Kafkaslar-Balkanlar-Kuzey Afrika bölgelerinin belirsizlik ve çatışma ortamı Türkiye’yi bu bölgelerdeki asimetrik tehditlere karşı etkili ve aynı zamanda birbirinden çok farklı iklim ve arazi şartlarına uygun bir konseptte silahlanmak zorunda bırakmaktadır. Bu durum çok hızlı, esnek, yüksek vuruş kabiliyetine sahip ve aynı zamanda uzun erimli tedarik ve lojistik kapasitesi olan bir askeri yapılanma gerektirmektedir. Güç çarpanlarının ve ileri teknolojinin sürekli olarak kullanıldığı, ilerici, inovatif ve bağımsız bir savunma sanayisinin oluşturulması ve büyütülmesi Türkiye için ana hedeflerden birisidir. Bundan dolayı savunma sanayisinde teknolojik üstünlüğe sahip silah, araç ve mühimmat üretimi için elzem olan kritik madenlerin tespiti; bunların alt, orta ve nihai aşamalarda üretiminin sağlanması ve bu madenlerden dışa bağımlı olunanların kesintisiz bir biçimde tedariki Türkiye için yeni bir jeopolitik mücadele alanıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

