Bu yıl ikincisi düzenlenen Madencilik, İş-İnşaat Makineleri ve Ekipmanları Fuarı ve Kongresi’nde Türkiye Madenciliğinin Mevcut Durumu ve Gelecek Perspektifi konulu ilk oturumuna başkanlık yapan Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz sektörün ülke ekonomisi içindeki rolünün anlaşılmadığını görüyoruz, dedi.
Yılmaz, bugünkü dış ticaret açığımıza baktığımızda fotoğraf ortada, petrol ve doğal gazı saymazsak 60 milyon dolarlık kısmı sadece madencilikten geliyor; bununla beraber ürettiğimiz ürünlerin stratejik önemini göz önüne aldığımızda ülkemizde stratejik bir role sahibiz, sanayinin ham madde ihtiyacını karşılarken dışa bağımlılık bizim için çok önemli bir handikap şekline dönüşüyor, diye kaydetti.
İnsan ve çevre odaklı sürdürülebilir bir madencilik yapalım diyoruz diye sözlerine ekleyen Yılmaz, biz platformda 18 madencilik SPK’sı olarak hareket ediyoruz, bu bağlamda madenciliğin sorunlarını tek ağızdan dile getiriyoruz diye kaydetti.
Oturum sırasına göre ilk söz alan D Mineral Genel Müdürü İlhan Poyraz, maden bulmak da önemli ama asıl önemli olan insan ve çevreyi gözeterek bulduğunuz projeyi işletmeye açabilmek diyerek ekledi: ‘Ben bu işi hem Türkiye’de hem Afrika’da bir çok yerde yaptım, işin öznesi insan, Maden bulduğunuzda karşılaşacağınız önyargıyı kırmak için işin ne olduğunu bilimsel temellere dayanarak dürüstçe anlatmak için elinizden gelen çabayı göstermelisiniz, Afrika’daki bir köyde bile orayı delmek istediğinizi söylediğinizde bize anlat ne oluyor burada der, dolayısıyla firmalar, personelleri, maden mühendisleri konuyu karşıya çok güzel anlatmak zorundalar, dedi.
Mehmet Yılmaz’ın “fosil yakıttan uzaklaşıyoruz diyerek çok iddialı laflar eden Almanya kömür yataklarını ve santrallerini tekrar değerlendirmeye almaya başladı, biz Türkiye’de yerli kömür üretiminde bu yataklarımızı sizce gerçekten değerlendirebiliyor muyuz?’ Türkiye’de kömürün önünde nasıl bir engel var? sorusuna Kömürder Başkan Yardımcısı Ali Sağır şöyle cevap verdi:
‘10 milyar ton kömür rezervimiz olsa yine üretebileceğimiz yıllık 95 milyon tondur, buna karşılık 115 milyon kömür ithalatımız var, buradan şu çıkıyor üretimimiz bize yeterli gelmiyor ve dışardan kömür alıyoruz. Baktığınızda ülkemize yeterli kömür kaynaklarımız var, ancak karbon emisyonu, sera gazı konularıyla sürekli kömürü bir karalama bulunmakta olduğunu, ancak bunun tamamen doğru olmadığı görünüyor, diye kaydetti.
Stratejik ve kritik hammadde olarak kömürü değerlendirmemiz gerekir, diyen Sağır, Türkiye açısından baktığımızda kömür hem stratejik bir kaynak hem de kritik bir enerji kaynağıdır, Kömürle ilgili standartlara uygun olarak ve kömürü uzun soluklu kaynak olarak görerek yerli kaynaklarımızı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz, dedi.
Mehmet Yılmaz , kömürün ekonomi içerisindeki yeri, enerjideki payı ekstra önem arz ediyor eminim teknoloji kullanılarak kömürde kükürt oranı düşürülebilir, bu noktada belirli teknolojik inovasyonların uygulanması gerekir dedi.

Türkiye’nin altın potansiyelinin çok tartışılan bir alan olduğunu belirten Yılmaz, dış ticaret açığı dediğimiz 60 milyar doların 30.5 milyar dolarının altından geldiğini ve böylesine büyük bir potansiyelin üzerinde oturuyoruz, ve yılda 42 tona kadar altın üretiyoruz diyerek sözü Altın Madenciler Derneği Başkanı Hasan Yücel’e verdi.
Yücel, “Türkiye’nin altın üretim tesisleri açısından baktığımızda dünyada parmakla gösterilecek bir durumdayız, ancak üretim performansımıza ve geldiğimiz nokta potansiyele baktığımızda bunlara risk sermayesi harcanması ve potansiyelin araştırılması konusunda da çok gerideyiz. Dünyada altın madenciliği kadar katma değer yaratan, sermaye biriktiren ikinci bir sektör petroldür. Bizim Altın üretimimiz yüzde 0.5’lerdeyken yurtdışında yüzde 4 ile yüzde 10 arasında değişiyor. Madenler yatırımcıların değil, kamu kurumlarının, ülkenin bir bütün olarak standardını ve vizyonunu kurumsal olarak kamu idareleri dahil geliştirmesi lazım ki potansiyelimizi uluslararası standartlarda açığa çıkaralım, dedi. Altının gramından 90 dolar katma değer yaratıyoruz. Hali hazırda 15 altın madeni olan Türkiye’nin potansiyelini açığa çıkarmamız gerekiyor”, dedi.
Kromder Başkanı Bülent Aksu, krom özelinde madenciliğin genelinde madencilerin kamuoyu gözünde istedikleri an istedikleri alanda çalıştıkları gibi bir imaj var, halbuki bir maden işletmesinin açılabilmesi için 8 Bakanlık, 7 yasa, 87 yönetmelik, 16 uluslararası sözleşme 8 tüzük ve 24 kurum ve kuruluştan izin alınması gerekiyor dedi. Türkiye’nin yüzde 28.8’i ormanlık alanlarımız var, madenciler ise bunun binde 3’ünde çalışıyor dedi.
Türk kromunun içerdiği özelliği itibariyle dünyadaki en değerli krom madenlerinden birine sahibiz diyen Aksu, Antalya da bulunan düşük karbonlu ferro krom tesisi, dünyadaki en düşük karbonlu savunma sanayisi için imalat yapıyor, diyerek sözlerini sonlandırdı.

